Monthly Archive:: Ekim 2010

29 Eki 2010

Resat Nuri Güntekin _ Sönmüş Yıldızlar

SÖNMÜS YILDIZLAR Misafir salonunda sizinle karsı karsıya geldiğim zaman ne kadar sasırdığımı hatırlarsınız. Aman ya Rabbi! Bu kadar ince ve derin seyler söyleyen sanatkâr, o kısa pantolonlu, sarısın çocuk muydu? Gözlerime inanamı-yordum. Siz de benim hayretime gülmeğe
26 Eki 2010

Magda’nın Kızı – Catrin Collier

2008 Romantik Romancılar Derneği Ödülüne aday Yarım Kalan Mevsimin yazarından, dokunaklı ve sürükleyici bir hikâye… İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra, yersiz yurtsuz ortada kalan Magda Janek, kendisine ve küçük kızı Helena’ya yeni bir hayat kurmak için Pontypridd kasabasına
26 Eki 2010

Kış Mezarı – Anne Michaels

Mısır, 1964. Ebu Simbel’deki Büyük Tapınak’ın, Asvan Barajı’nın yükselen sularından kurtarılması gerekiyor. Tapınak, bloklar halinde sökülerek daha yüksek bir arazide yeniden kurulacak. Karısı Jean’le birlikte Kanada’dan Mısır’a gelen genç mühendis Avery Escher’in yürüttüğü bu muazzam proje, Nil
26 Eki 2010

Dağın Sesi – Yasunari Kavabata

Yaşlı bir işadamı olan Ogata Şingo gündüzleri ufak tefek hafıza kayıpları yaşamaktan mustariptir. Geceleriyse uzaklardan, civardaki dağdan gelen gümbürtüler duyar ve bu sesi ölümle özdeşleştirir. İkisinin arasında bir zamanlar Şingo’nun yaşamının temelini oluşturan ilişkiler yer almaktadır: Onu
26 Eki 2010

Görgü Tanığı – Orhan Karaveli

“… Altmış yıllık gazeteci Orhan Karaveli yaşadıklarını mesleğinden gelen tatlı ve rahat üslupla anlatırken tarihe de tanıklık etmiş oluyor…” Nail Güreli “… Orhan Karaveli Adnan Menderes’i Amerika’ya son gelişinde kibar ama açık ve sert bir dille eleştiriyor…
26 Eki 2010

Sen Dünyaya Gelmeden – Margaret Mazzantini

Sen Dünyaya Gelmeden aşk ve savaş, şiddet ve aile sırları üzerine etkileyici bir roman, annelikten mahrum kalmış bir kadın ile vicdanının sesinden kaçamayan bir adamın hikâyesi… Tıpkı gerçek aşklar gibi, tutkulu ve kusurlu… Aramalar:Sen Dünyaya Gelmeden özet
26 Eki 2010

Deli Yeşil – J. C. Oates

Kendimiz olabilme mücadelesi önce ve asıl içimizde başlar… Eski sporcu-yeni spor yorumcusu yakışıklı, başarılı ve gözde bir baba.Eşinin gölgesinde sürdüğü hayatına sanatla anlam aramaya çalışan bir anne.Babaya hayran, üniversiteli bir ağabey.Pek çok şeyin henüz farkında olamayan bir
26 Eki 2010

Tobia ve Melek – Susanna Tamaro

“Hiçbir şey sonsuz dek yitirilmez.”Benim adım Martina yoksa Tobia mı deseydim?Dedemi çok seviyorum. Hem o benim en yakın arkadaşım. Annemle babamın beni sevip sevmediklerinden emin değilim. Onlarla değil ama bahçedeki atkestanesi ile konuşabiliyorum. Dedemin yokluğunda bana şanslı