Hikayeler Archive

2 Tem 2011

OSMANCIK- Tarık Buğra

Osman Gazi Hân, ölüm döşeğinde; Allah’tan mehil istiyor, Bursa’nın fetih müjdesini alabilmek için. O, tâ bahardan badem ağaçlarının çiçeğe durduğu günden seçmiştir ölümü: “Oğul, ben öldüğüm vakit, beni Bursa’da şu gümüşlü kubbenin altına koy!” Osman gazi’nin, oğlu
26 Eki 2010

Ahlakımızı ne zaman yitirdik?

Az önce aldığım sarsıcı haberin artçılarını hala hissedebiliyorum… İçimde, enkaz altında kalan bir şeyler çığlık atıyor; kimisi yardım istiyor, kimisi isyanları oynuyor. Neyden mi bahsediyorum? Adını vermek istemediğim bir üniversitemizde korkunç olaylar yaşandığını duyuyorum; kanım donuyor yetmiyor,
18 Eki 2010

Kız Kumu Hikayesi

Eski zamanlarda civarın kralının kızı ile bir balıkçı birbirlerine asık olmus. Ancak, kral kızı balıkçıya varamaz… Hal böyle olunca, kız ile delikanlı gizli gizli bulusuyorlar tabii… Kral baba bunu zaman içerisinde ögreniyor ve bir gece takip ettiriyor
14 Eki 2010

Elini Değil, Ayağını Uzatmış

İbrahim Paşa, Şam’da bulunduğu bir gün, Emeviyye Câmii’ne girdi. O sırada içerde Şam’ın büyük âlimi Şeyh Saîd el-Halebî (rh.), cemaate ders anlatıyordu. İbrahim Paşa gelip Şeyh Saîd’in yanına oturdu. Ayaklarını uzatmış olan Şeyh, Paşa gelmesine rağmen hiç
14 Eki 2010

EKMEK VEREN ELİ KIRAN BABA

Bağdat’ı kıtlık kırıp geçiriyordu. Herkesten önce de hamallar açlık çekiyordu. İçinde ekmek piştiği, sokağa kadar yayılan kokudan belli olan bir evin kapısından seslendi hamalın biri: – Allah rızası için birazcık ekmek. Günlerdir lokma girmedi ağzımdan. Tandırın başındaki
14 Eki 2010

Eğer Göndermeseydi

Hazret-i Ömer (r.a), hilâfeti zemânında, rûm pâdişâhına adam gönderip, dîne da’vet eyledi. Rûm pâdişâhı da kıymetli hediyyeler ile elçi gönderdi. Elçi Medîne-i münevvereye geldi. Hediyyesini alıp, hazret-i Ömer (r.a) ile buluşulduğu mahalde, hazret-i Ömer, bir kadıncağızın dıvârını
14 Eki 2010

Efendisinin kulağını çeken köle

Hazret-i Ömer (r.a) hilâfeti zemânında, Şâm şehrine gitmek îcâb etmişdi. Se’âdet ve izzetle, Eshâb-ı güzînden  bir cemâ’ati de yanlarına alıp, Medîne-i Münevvereden çıkıp, yola revân oldular. Hazret-i Ömerin bir deveden başka bineceği yokdu. Mugîre adlı bir köle
14 Eki 2010

‘SİLÂHINI TESLİM ET ONA!’

Ahzab Harbi’nde, hendek kazmaktan yorulan Sa’d bin Muaz  (r.a.), Peygamberimiz (s.a.v.) Efendimiz’in yanında oturmuş dinleniyordu. Bu esnada, toprak taşıyan Zeyd bin Sâbit (r.a.)’in çalıştığını görünce, ona işaret ederek; -Yâ Resûlellah, dedi, Allâh’a hamd olsun ki, bunun babası