Ana Kucağı

KİTABIN ADI:Ana Kucağı

YAZARI:Kemalettin Tuğcu

Mahmut varlıklı bir ailenin tek çocuğudur.Durdu ise durumu pek iyi

olmayan bir ailenin tek kızıdır.Durdu Mahmut`un ilk karısıdır.Evlenir evlenmez Mahmut askere gitmiş babası Halil Efendi de Durdu`yu tarlada çalışmaya zorlamıştır.Daha elinin kınası gitmeden kendisini tarlada, güneşin altında bulmuştur.Şaşkına dönmüştür babasının anasının biricik kızı üstelik iki canlıdır.Mahmut ve Durdu`nun Yaşar adında bir çocukları olmuştur.Ana olduktan sonra da  çalıştırmaya devam etmişlerdir.Halil Efendi, durumları iyi olmasına rağmen Durdu`yu tarlada çalıştıracak kadar insafsız bir insandır.Durdu tarla işlerinin yanı sıra  yatalak olan kaynanasına da bakmaktadır. Ve ne kadar iyi bakarsa baksın kaynanasından azar işitmektedir.Aile, Durdu`nun değerini onu babasını evine yollayıp Nazmiye`yi belediye nikahı ile gelin alınca anlamıştır.Nazmiye ne tarlada  çalışmış nede  kaynanasına bakmıştır.Yaşar babasının evinde kalmıştır ancak Nazmiye ona bir düşmanı gibi davranmaktadır.Bir gün çocuk çok hastalanınca annesinin yanına gönderilir.Durdu baba evinde rahat bir uykuya, yiyeceğe kavuşmuştur.Durdu` nun babası Yusuf Efendi tekercidir.Yusuf Efendi kızının ve torunun yanında olmasından çok mutludur.Teker yapmanın yanı sıra pek çok iş yapmaya başlamış ve hepsinde de çok başarılı olmuştur. Mahmut`un babası  ise tarlasında çalışan hiçbir işçinin parasını vermediği için tarlada çalıştıracak kimse bulamadığından  maddi durumları kötüye gitmektedir.Mahmut ve karısı Nazmiye köyü terk edip şehre yerleşmişlerdir. Sık sık babasından para yollamasını istemektedir.Anasının durumu da kötüleşmektedir..Nazmiye kocasını orada tanıştığı biriyle aldatırken kocasına yakalanmıştır her ikisini de orda vurmuş,Mahmut hapse girmiştir.Bunu duyan babası karısını da alarak hemen onu ziyarete gitmiş ancak Mahmut ağır hasta olduğu için hastaneye kaldırıldığından onu görememişlerdir.Sonra ki gün öldüğü haberini almışlar ve büyük bir üzüntü ile köylerine dönmüşlerdir.Bütün paraları bittiği için yiyecek hiçbir şey bulamamışlar.Aradan bir hafta geçmemiş ki Halil Efendi üzümlerini arılardan korumaya çalışırken onların saldırısına uğramış ve oracıkta ölmüştür

Aramalar: