Harry Potter – Olumcul Kutsallar

Harry yatak odasına koĢarak geri döndü, tam pencereye yetiĢtiği sırada Dursleylerin arabasının yola
koyulduğunu gördü. Dedalus‘un silindir Ģapkası arka koltukta Petunia Teyze ve Dudley‘in arasında net
bir Ģekilde görünüyordu. Araba Privet Drive‘ın bitiminde kavĢaktan sağa döndü, penceresi batmakta
olan güneĢte bir anlığına kızıl renkte parıldadı ve sonra araba görünürden kayboldu.
Harry Hedwig‘in kafesini, AteĢoku‘nu, ve sırt çantasını alıp, garip bir Ģekilde toplu olan yatak odasına
tarayan gözlerle baktı ve hantal bir Ģekilde kafesi, süpürgeyi ve çantasını taĢıyıp, merdivenlerin dibine
koyduğu salona doğru yola koyuldu. IĢık hızlı bir Ģekilde azalıyordu, salon akĢamın ıĢıklarının
oluĢturduğu gölgelerle dolmuĢtu. Orada sessizliğin ortasında öylece durup, evi son kez terk etmek
üzere olduğunu bilmek çok garip hissettirdi. Uzun süre önce, Dursleyler eğlenmeye gittiği zaman evde
yalnız bırakılmasıyla, saatlerce süren yalnızlığı ender görülen bir zevkti. Buzdolabından lezzetli bir
Ģeyler aĢırması dıĢında, aceleyle üst kata çıkıp Dudey‘in bilgisayarında oyun oynar ya da televizyon
karĢısına geçip, istediği kadar kanalları değiĢtirirdi. O zamanları hatırlamak ona garip, anlamsız bir
duygu verdi; kaybettiği küçük bir kardeĢini hatırlamak gibi bir Ģeydi.
―Mekâna son bir kere bakmak istemiyor musun?‖ diye sordu Harry, hâla kafası kanadının altında olup
ona bakmayan Hedwig‘e. ―Bir daha buraya geri dönmeyeceğiz. Tüm o iyi anıları hatırlamak istemiyor
musun? Yani, Ģu paspasa bak. Ne anılardı… Dudley, ben onu ruh emicilerden kurtardıktan sonra
paspasın üstüne kusmuĢtu… Daha sonra minnettar olduğu ortaya çıktı, inanabiliyor musun? Ve geçen
yaz, Dumbledore Ģu ön kapıdan yürüyüp…‖
Harry bir anlığına düĢüncelerinin ucunu kaçırdı, Hedwig de geri kazanması için hiçbir Ģekilde yardım
etmedi ve kafası kanadının altında oturmaya devam etti. Harry ön kapıya sırtını döndü.
―Ve iĢte Ģu alt taraf da, Hedwig‖ – Harry merdivenlerin altındaki bir kapıyı açtı – ―benim eskiden
uyuduğum yer! O zamanlar beni hiç tanımıyordun – Gözlerime inanamıyorum, burasının bu kadar
küçük olduğunu unutmuĢum…‖
Harry istiflenmiĢ ayakkabı ve Ģemsiyelerin etrafında göz gezdirirken, bir iki örümceğin süslediği
merdivenin altına bakar bir Ģekilde uyanmaya nasıl alıĢkın olduğunu hatırladı. Bu hatıralar gerçek
kimliği hakkında hiçbir Ģey bilmediği; anne ve babasının nasıl öldüğünü veya neden hep etrafında
tuhaf olaylar olduğunu bilmediği günlere aitti. Fakat Harry hâlâ o günlerde bile, yakasını bırakmayan
rüyaları hatırlıyordu: yeĢil ıĢık parıltıları içeren kafa karıĢtırıcı rüyalar ve bir keresinde – Harry
anlattığında Vernon EniĢte neredeyse arabayı çarpıyordu – uçan bir motosiklet…
Yakınlarda bir yerden ani ve sağır edici bir gümbürtü geldi. Harry silkinerek doğruldu ve kafasının üst
kısmını alçak kapı çerçevesine çarptı. Sadece Vernon EniĢte‘nin en seçkin küfürlerini kullanmak için
durarak, sendeleye sendeleye mutfağa geri döndü, kafasını ovalayarak pencereden arka bahçeye göz
attı.
Karanlık dalgalanıyor gibi görünüyordu, havda titreĢim vardı. Sonra birer birer, Hayalbozan büyüleri
kalktıkça Ģekiller görüĢ alanında belirdi. Kask ve gözlük takan, yan tarafında siyah bir sepetin takılı
olduğu kocaman bir motosiklette oturan Hagrid, dıĢarıdaki görüntünün büyük bir kısmını kaplıyordu.
Her tarafında diğer insanlar süpürgelerinden, iki kiĢi ise iskeletimsi, siyah kanatlı atlardan iniyorlardı.
Harry arka kapıyı sert bir Ģekilde çekip açtı ve son sürat onların ortasına gitti. Hermione‘nin kolları
arasında ve Ron sırtına vuruyorken etrafında tipik selamlama sesleri yükseliyordu ve Hagrid ―Nasılsın,
Harry? Ayrılmaya hazır mısın?‖ diye sordu.
―Kesinlikle,‖ dedi Harry, etrafındaki herkese bakarken. ―Fakat bu kadar çok gelmenizi beklemiyordum.‖
―Plan değiĢikliği,‖ diye hırladı Deli-Göz, elinde iki kocaman, ĢiĢkin torba taĢıyordu ve sihirli gözü baĢ
döndürücü bir hızla kararan gökyüzünden, eve ve bahçeye kaymıĢtı. ― Bunun hakkında konuĢmadan
önce korunaklı bir yere geçelim.‖
Harry onları mutfağa götürdü. GülüĢüyorlar ve gevezelik yapıyorlardı. Sandalyelerine kurulmuĢ,
Petunia Teyze‘nin parıldayan tezgâhına doğru oturmuĢlar ya da Petunia Teyze‘nin lekesiz cihazlarına
yaslanmıĢlardı; uzun ve leylek gibi Ron; çalı gibi dağınık saçlarını arkasında uzun bir örükle bağlamıĢ
olan Hermione; birbirinin aynı Ģekilde sırıtan Fred ve George; kötü bir Ģekilde yaralanmıĢ ve uzun saçlı
Bill; yüzünde dost canlısı bir ifadesi olan, kelleĢmeye baĢlamıĢ, hafif yan yatmıĢ olan gözlükleriyle Mr.
Weasley; yüzünde eski savaĢlardan kalma yaraları olan, tek ayaklı, göz boĢluğundaki parlak mavi
renkteki sihirli gözü durmadan etrafa dönüp bakan Deli-Göz; kısa, favori çiklet pembesi renginde
saçları olan Tonks; daha gri görünen ve yüzünde daha fazla çizgi olan Lupin; narin ve güzel, uzun
gümüĢi sarı renkte saçları olan Fleur; kel ve geniĢ omuzlu Kingsley; kaba saç ve sakalı olan, kafasını
tavana vurmamak için kamburunu çıkarmıĢ bir Ģekilde duran Hagrid ve küçük, kirli ve sinsi görünüĢlü,
düĢkün, tazımsı boncuk gibi gözleri ve matlaĢmıĢ saçları olan Mundungus Fletcher. Harry‘nin kalbi
geniĢlemiĢe benziyordu ve gördüğü görüntü karĢısında adeta ıĢıldıyordu: Onlara karĢı inanılamayacak
derece sevgi dolu olduğunu hissetti, hatta son karĢılaĢmalarında boğmaya çalıĢtığı Mundungus‘a karĢı
bile.
―Kingsley, senin Muggle BaĢbakanı‘na göz kulak olduğunu sanıyordum?‖ diye odanın karĢısına
seslendi Harry.
―Bensiz bir geceyi atlatabilir,‖ dedi Kingsley, ― Sen daha önemlisin.‖
―Harry, bil bakalım ne oldu?‖ dedi Tonks oturduğu çamaĢır makinesinin üstünden ve sol elini ona
doğru salladı; elindeki yüzük parıldadı.
―Evlendiniz mi?‖ diye bağırdı Harry, Tonks‘tan gözünü Lupin‘e çevirmiĢti.
―O sırada orada olamadığın için üzgünüm, Harry, çok sessiz bir Ģekilde evlendik.‖
―Bu harika, tebrik –―
―Pekala, pekala, daha sonra sıcak kucaklaĢmalar için vakit olacak.‖ diye kükredi Moody Ģamatanın
üstünden ve mutfağa bir sessizlik çöktü. Moody torbaları ayaklarının yanına indirdi ve Harry‘ye döndü.
―Muhtemelen Dedalus‘un sana anlatmıĢ olacağı gibi, Plan A‘yı iptal etmek zorunda kaldık. Pius
Thicknesse karĢı tarafa geçti ki bu bize büyük bir sorun teĢkil ediyor. Bu evi uç-uç Ģebekesine
bağlamayı, buraya bir anahtar getirmeyi, cisimlenmeyi veya buharlaĢmayı hapsedilmeye yetecek bir
suç ilan etti. Bunların hepsi seni korumak ve Kim-Olduğunu-Bilirsin-Sen‘in sana yaklaĢmasını
engellemek adına yapıldı. Tamamen anlamsız, annenin büyüsü bunları zaten yapıyor. Onun
gerçekten yapmıĢ olduğu Ģey senin buradan emniyetli bir Ģekilde götürülmeni engellemek.‖
―Ġkinci sorun: Hala reĢit değilsin ve bu da hala üzerinde Takipçi olduğu anlamına geliyor.‖
―Anlamı–―
―Takipçi, takipçi!‖ dedi Deli-Göz sabırsızca. ―on yedi yaĢ altındakilerin etrafındaki sihir aktivelerini
saptayan büyü, Bakanlık‘ın yaĢı küçük büyücülerin yaptığı büyüleri öğrenme yolu! Eğer sen veya
etrafındaki biri, seni buradan götürmek için bir büyü yaparsa, Thicknesse bunu öğrenecek ve böylece
Ölüm Yiyenler de öğrenmiĢ olacaklar.‖
―Takip‘in üstünden kalkmasını bekleyemeyiz, çünkü on yedi yaĢına baĢladığın an annenin sana
sağladığı tüm korumaları da kaybedeceksin. Kısaca, Pius Thicknesse seni iyi ve uygun bir Ģekilde
köĢeye sıkıĢtırdığını düĢünüyor.‖
Harry kendini, tanımadığı Thicknesse‘la hemfikir olmaktan alıkoyamadı.
―Öyleyse, ne yapacağız?‖
―Kullanabileceğimiz tek ulaĢım araçlarını kullanacağız, Takipçi‘in saptayamayacağı tek araçları, çünkü
onları kullanmak için büyü yapmamıza gerek yok: Süpürgeler, Testrallar ve Hagrid‘in motosikleti.‖
Harry bu planda çatlaklar görebiliyordu; yine de Deli-Göz‘e, bunları açıklığa kavuĢtursun diye bir Ģans
tanımak için dilini tuttu.
―ġimdi, annenin büyüsü sadece iki durumda bozulacak: ReĢidine varınca, ya da‖ — Moody elleriyle
tertemiz mutfağı gösterdi — ―Bu yeri bir daha evin yerine koymayacağın zaman. Sen, teyzen ve
eniĢten bu gece yollarınızı ayırıyorsunuz, yani tam manasıyla bir daha asla birlikte yaĢamayacaksınız,
doğru mu?‖
Harry evet anlamında kafasını salladı.
―Yani bu kez ayrıldığında, bir geri dönüĢ olmayacak ve sen menzilinden çıktığın an büyü bozulacak.
Biz büyüyü daha erken bozmayı seçiyoruz, çünkü diğer seçenek olan beklememiz, Kim-Olduğunu-
Bilirsin-Sen‘in sen on yedi yaĢına vardığın an gelip seni ele geçirmesi anlamına geliyor.
―Bizim yanımızda olan tek Ģey Kim-Olduğunu-Bilirsin-Senin seni bu gece götürdüğümüzü bilmemesi.
Bakanlık‘a sahte bir iz bıraktık: Senin ayın otuz birine kadar evden ayrılmayacağını düĢünüyorlar.
Bununla birlikte, bahsettiğimiz kiĢi Kim-Olduğunu-Bilirsin-Sen, bu yüzden onun yanlıĢ tarihe inandığına
güvenemeyiz; ne olur olmaz diye bu çevrede, gökyüzünde bir çift Ölüm Yiyen konuĢlandırdığı kesin.
Bu yüzden onlardan kurtulabilmek için, bir düzine kadar farklı eve koyabildiğimiz her türlü korumayı
koyduk. Onların hepsi de seni saklayacağımız ev olabilecek gibi görünüyor, hepsinin de YoldaĢlık ile
bazı bağlantıları var: benim evim, Kigsley‘in evi, Molly‘nin Muriel Teyzesi – Fikri anlıyorsun.‖
―Evet,‖ dedi Harry, tam olarak gerçeği söylemeyerek, çünkü plandaki geniĢ bir boĢluğu fark
edebiliyordu.
―Sen Tonks‘un anne ve babasına gideceksin. Bir kere onların evine koyduğumuz koruyucu büyülerin
sınırına girdiğin zaman, Kovuk‘a gitmek için bir anahtar kullanabileceksin. Sorun var mı?‖
―ġey – evet,‖ dedi Harry. ―Belki ilk baĢta on iki güvenli evden hangisine yöneldiğimi bilmeyecekler, ama
hangisine gittiğim anında belli olmayacak mı‖—çabucak etrafındaki kafaları saydı—―on dördümüzün
birden Tonks‘un ailesinin evine doğru uçması?‖
―Ah,‖ dedi Moody. ― Temel noktadan bahsetmeyi unuttum. On dördümüz birden Tonks‘un ailesinin
evine uçmayacağız. Bu gece göklerde yedi tane Harry Potter gidiyor olacak, her birinin bir tane
refakatçisi olacak, her çift farklı bir sığınağa yol alacak.‖
Moody Ģimdi pelerinin içinden, içinde çamurumsu bir madde olan cep ĢiĢesi çıkarıyordu. BaĢka bir
kelime söylemeye gerek yoktu; Harry planın geri kalanını hemen anladı
―Hayır!‖ dedi yüksek sesle, sesi mutfakta yankılandı. ―Ġmkânı yok!‖
―Onlara durumu böyle karĢılayacağını söylemiĢtim,‖ dedi Hermione yüzünde hafif bir hoĢnutluk
belirmiĢti.
―Eğer altı insanın kendi hayatlarını tehlikeye atmalarına izin vereceğimi sanıyorduysanız –!‖
―—Çünkü hepimiz hayatımızı ilk defa tehlikeye atıyoruz ya,‖ dedi Ron.
―Bu farklı, benmiĢim gibi davranmak—―
―Pekâlâ, hiç birimiz gerçekten buna bayılmıyoruz, Harry,‖ dedi Fred ciddiyetle. ―DüĢünsene, ya bir
Ģeyler ters giderse ve sonuna dek cılız, küçük budalalar olarak kalırız.‖
Harry gülmedi.
―Eğer ben iĢbirliği yapmazsam planı devam ettiremezsiniz, benim size biraz saç vermeme ihtiyacınız
var.‖
―Güzel, iĢte plan yattı,‖ dedi George. ―Kesinlikle sen iĢbirliği yapmadığın sürece hiç birimizin saçından
bir parça almasına imkân yok.‖
―Evet, on üçümüz büyü kullanmaya izni olmayan bir kiĢiye karĢıyız: hiç Ģansımız yok,‖ dedi Fred.

Harry yatak odasına koĢarak geri döndü, tam pencereye yetiĢtiği sırada Dursleylerin arabasının yolakoyulduğunu gördü. Dedalus‘un silindir Ģapkası arka koltukta Petunia Teyze ve Dudley‘in arasında netbir Ģekilde görünüyordu. Araba Privet Drive‘ın bitiminde kavĢaktan sağa döndü, penceresi batmaktaolan güneĢte bir anlığına kızıl renkte parıldadı ve sonra araba görünürden kayboldu.Harry Hedwig‘in kafesini, AteĢoku‘nu, ve sırt çantasını alıp, garip bir Ģekilde toplu olan yatak odasınatarayan gözlerle baktı ve hantal bir Ģekilde kafesi, süpürgeyi ve çantasını taĢıyıp, merdivenlerin dibinekoyduğu salona doğru yola koyuldu. IĢık hızlı bir Ģekilde azalıyordu, salon akĢamın ıĢıklarınınoluĢturduğu gölgelerle dolmuĢtu. Orada sessizliğin ortasında öylece durup, evi son kez terk etmeküzere olduğunu bilmek çok garip hissettirdi. Uzun süre önce, Dursleyler eğlenmeye gittiği zaman evdeyalnız bırakılmasıyla, saatlerce süren yalnızlığı ender görülen bir zevkti. Buzdolabından lezzetli birĢeyler aĢırması dıĢında, aceleyle üst kata çıkıp Dudey‘in bilgisayarında oyun oynar ya da televizyonkarĢısına geçip, istediği kadar kanalları değiĢtirirdi. O zamanları hatırlamak ona garip, anlamsız birduygu verdi; kaybettiği küçük bir kardeĢini hatırlamak gibi bir Ģeydi.―Mekâna son bir kere bakmak istemiyor musun?‖ diye sordu Harry, hâla kafası kanadının altında olupona bakmayan Hedwig‘e. ―Bir daha buraya geri dönmeyeceğiz. Tüm o iyi anıları hatırlamak istemiyormusun? Yani, Ģu paspasa bak. Ne anılardı… Dudley, ben onu ruh emicilerden kurtardıktan sonrapaspasın üstüne kusmuĢtu… Daha sonra minnettar olduğu ortaya çıktı, inanabiliyor musun? Ve geçenyaz, Dumbledore Ģu ön kapıdan yürüyüp…‖Harry bir anlığına düĢüncelerinin ucunu kaçırdı, Hedwig de geri kazanması için hiçbir Ģekilde yardımetmedi ve kafası kanadının altında oturmaya devam etti. Harry ön kapıya sırtını döndü.―Ve iĢte Ģu alt taraf da, Hedwig‖ – Harry merdivenlerin altındaki bir kapıyı açtı – ―benim eskidenuyuduğum yer! O zamanlar beni hiç tanımıyordun – Gözlerime inanamıyorum, burasının bu kadarküçük olduğunu unutmuĢum…‖Harry istiflenmiĢ ayakkabı ve Ģemsiyelerin etrafında göz gezdirirken, bir iki örümceğin süslediğimerdivenin altına bakar bir Ģekilde uyanmaya nasıl alıĢkın olduğunu hatırladı. Bu hatıralar gerçekkimliği hakkında hiçbir Ģey bilmediği; anne ve babasının nasıl öldüğünü veya neden hep etrafındatuhaf olaylar olduğunu bilmediği günlere aitti. Fakat Harry hâlâ o günlerde bile, yakasını bırakmayanrüyaları hatırlıyordu: yeĢil ıĢık parıltıları içeren kafa karıĢtırıcı rüyalar ve bir keresinde – Harryanlattığında Vernon EniĢte neredeyse arabayı çarpıyordu – uçan bir motosiklet…Yakınlarda bir yerden ani ve sağır edici bir gümbürtü geldi. Harry silkinerek doğruldu ve kafasının üstkısmını alçak kapı çerçevesine çarptı. Sadece Vernon EniĢte‘nin en seçkin küfürlerini kullanmak içindurarak, sendeleye sendeleye mutfağa geri döndü, kafasını ovalayarak pencereden arka bahçeye gözattı.Karanlık dalgalanıyor gibi görünüyordu, havda titreĢim vardı. Sonra birer birer, Hayalbozan büyülerikalktıkça Ģekiller görüĢ alanında belirdi. Kask ve gözlük takan, yan tarafında siyah bir sepetin takılıolduğu kocaman bir motosiklette oturan Hagrid, dıĢarıdaki görüntünün büyük bir kısmını kaplıyordu.Her tarafında diğer insanlar süpürgelerinden, iki kiĢi ise iskeletimsi, siyah kanatlı atlardan iniyorlardı.Harry arka kapıyı sert bir Ģekilde çekip açtı ve son sürat onların ortasına gitti. Hermione‘nin kollarıarasında ve Ron sırtına vuruyorken etrafında tipik selamlama sesleri yükseliyordu ve Hagrid ―Nasılsın,Harry? Ayrılmaya hazır mısın?‖ diye sordu.―Kesinlikle,‖ dedi Harry, etrafındaki herkese bakarken. ―Fakat bu kadar çok gelmenizi beklemiyordum.‖―Plan değiĢikliği,‖ diye hırladı Deli-Göz, elinde iki kocaman, ĢiĢkin torba taĢıyordu ve sihirli gözü baĢdöndürücü bir hızla kararan gökyüzünden, eve ve bahçeye kaymıĢtı. ― Bunun hakkında konuĢmadanönce korunaklı bir yere geçelim.‖Harry onları mutfağa götürdü. GülüĢüyorlar ve gevezelik yapıyorlardı. Sandalyelerine kurulmuĢ,Petunia Teyze‘nin parıldayan tezgâhına doğru oturmuĢlar ya da Petunia Teyze‘nin lekesiz cihazlarınayaslanmıĢlardı; uzun ve leylek gibi Ron; çalı gibi dağınık saçlarını arkasında uzun bir örükle bağlamıĢolan Hermione; birbirinin aynı Ģekilde sırıtan Fred ve George; kötü bir Ģekilde yaralanmıĢ ve uzun saçlıBill; yüzünde dost canlısı bir ifadesi olan, kelleĢmeye baĢlamıĢ, hafif yan yatmıĢ olan gözlükleriyle Mr.Weasley; yüzünde eski savaĢlardan kalma yaraları olan, tek ayaklı, göz boĢluğundaki parlak mavirenkteki sihirli gözü durmadan etrafa dönüp bakan Deli-Göz; kısa, favori çiklet pembesi rengindesaçları olan Tonks; daha gri görünen ve yüzünde daha fazla çizgi olan Lupin; narin ve güzel, uzungümüĢi sarı renkte saçları olan Fleur; kel ve geniĢ omuzlu Kingsley; kaba saç ve sakalı olan, kafasınıtavana vurmamak için kamburunu çıkarmıĢ bir Ģekilde duran Hagrid ve küçük, kirli ve sinsi görünüĢlü,düĢkün, tazımsı boncuk gibi gözleri ve matlaĢmıĢ saçları olan Mundungus Fletcher. Harry‘nin kalbigeniĢlemiĢe benziyordu ve gördüğü görüntü karĢısında adeta ıĢıldıyordu: Onlara karĢı inanılamayacakderece sevgi dolu olduğunu hissetti, hatta son karĢılaĢmalarında boğmaya çalıĢtığı Mundungus‘a karĢıbile.―Kingsley, senin Muggle BaĢbakanı‘na göz kulak olduğunu sanıyordum?‖ diye odanın karĢısınaseslendi Harry.―Bensiz bir geceyi atlatabilir,‖ dedi Kingsley, ― Sen daha önemlisin.‖―Harry, bil bakalım ne oldu?‖ dedi Tonks oturduğu çamaĢır makinesinin üstünden ve sol elini onadoğru salladı; elindeki yüzük parıldadı.―Evlendiniz mi?‖ diye bağırdı Harry, Tonks‘tan gözünü Lupin‘e çevirmiĢti.―O sırada orada olamadığın için üzgünüm, Harry, çok sessiz bir Ģekilde evlendik.‖―Bu harika, tebrik –――Pekala, pekala, daha sonra sıcak kucaklaĢmalar için vakit olacak.‖ diye kükredi Moody Ģamatanınüstünden ve mutfağa bir sessizlik çöktü. Moody torbaları ayaklarının yanına indirdi ve Harry‘ye döndü.―Muhtemelen Dedalus‘un sana anlatmıĢ olacağı gibi, Plan A‘yı iptal etmek zorunda kaldık. PiusThicknesse karĢı tarafa geçti ki bu bize büyük bir sorun teĢkil ediyor. Bu evi uç-uç Ģebekesinebağlamayı, buraya bir anahtar getirmeyi, cisimlenmeyi veya buharlaĢmayı hapsedilmeye yetecek birsuç ilan etti. Bunların hepsi seni korumak ve Kim-Olduğunu-Bilirsin-Sen‘in sana yaklaĢmasınıengellemek adına yapıldı. Tamamen anlamsız, annenin büyüsü bunları zaten yapıyor. Onungerçekten yapmıĢ olduğu Ģey senin buradan emniyetli bir Ģekilde götürülmeni engellemek.‖―Ġkinci sorun: Hala reĢit değilsin ve bu da hala üzerinde Takipçi olduğu anlamına geliyor.‖―Anlamı–――Takipçi, takipçi!‖ dedi Deli-Göz sabırsızca. ―on yedi yaĢ altındakilerin etrafındaki sihir aktivelerinisaptayan büyü, Bakanlık‘ın yaĢı küçük büyücülerin yaptığı büyüleri öğrenme yolu! Eğer sen veyaetrafındaki biri, seni buradan götürmek için bir büyü yaparsa, Thicknesse bunu öğrenecek ve böyleceÖlüm Yiyenler de öğrenmiĢ olacaklar.‖―Takip‘in üstünden kalkmasını bekleyemeyiz, çünkü on yedi yaĢına baĢladığın an annenin sanasağladığı tüm korumaları da kaybedeceksin. Kısaca, Pius Thicknesse seni iyi ve uygun bir ĢekildeköĢeye sıkıĢtırdığını düĢünüyor.‖Harry kendini, tanımadığı Thicknesse‘la hemfikir olmaktan alıkoyamadı.―Öyleyse, ne yapacağız?‖―Kullanabileceğimiz tek ulaĢım araçlarını kullanacağız, Takipçi‘in saptayamayacağı tek araçları, çünküonları kullanmak için büyü yapmamıza gerek yok: Süpürgeler, Testrallar ve Hagrid‘in motosikleti.‖Harry bu planda çatlaklar görebiliyordu; yine de Deli-Göz‘e, bunları açıklığa kavuĢtursun diye bir Ģanstanımak için dilini tuttu.―ġimdi, annenin büyüsü sadece iki durumda bozulacak: ReĢidine varınca, ya da‖ — Moody elleriyletertemiz mutfağı gösterdi — ―Bu yeri bir daha evin yerine koymayacağın zaman. Sen, teyzen veeniĢten bu gece yollarınızı ayırıyorsunuz, yani tam manasıyla bir daha asla birlikte yaĢamayacaksınız,doğru mu?‖Harry evet anlamında kafasını salladı.―Yani bu kez ayrıldığında, bir geri dönüĢ olmayacak ve sen menzilinden çıktığın an büyü bozulacak.Biz büyüyü daha erken bozmayı seçiyoruz, çünkü diğer seçenek olan beklememiz, Kim-Olduğunu-Bilirsin-Sen‘in sen on yedi yaĢına vardığın an gelip seni ele geçirmesi anlamına geliyor.―Bizim yanımızda olan tek Ģey Kim-Olduğunu-Bilirsin-Senin seni bu gece götürdüğümüzü bilmemesi.Bakanlık‘a sahte bir iz bıraktık: Senin ayın otuz birine kadar evden ayrılmayacağını düĢünüyorlar.Bununla birlikte, bahsettiğimiz kiĢi Kim-Olduğunu-Bilirsin-Sen, bu yüzden onun yanlıĢ tarihe inandığınagüvenemeyiz; ne olur olmaz diye bu çevrede, gökyüzünde bir çift Ölüm Yiyen konuĢlandırdığı kesin.Bu yüzden onlardan kurtulabilmek için, bir düzine kadar farklı eve koyabildiğimiz her türlü korumayıkoyduk. Onların hepsi de seni saklayacağımız ev olabilecek gibi görünüyor, hepsinin de YoldaĢlık ilebazı bağlantıları var: benim evim, Kigsley‘in evi, Molly‘nin Muriel Teyzesi – Fikri anlıyorsun.‖―Evet,‖ dedi Harry, tam olarak gerçeği söylemeyerek, çünkü plandaki geniĢ bir boĢluğu farkedebiliyordu.―Sen Tonks‘un anne ve babasına gideceksin. Bir kere onların evine koyduğumuz koruyucu büyülerinsınırına girdiğin zaman, Kovuk‘a gitmek için bir anahtar kullanabileceksin. Sorun var mı?‖―ġey – evet,‖ dedi Harry. ―Belki ilk baĢta on iki güvenli evden hangisine yöneldiğimi bilmeyecekler, amahangisine gittiğim anında belli olmayacak mı‖—çabucak etrafındaki kafaları saydı—―on dördümüzünbirden Tonks‘un ailesinin evine doğru uçması?‖―Ah,‖ dedi Moody. ― Temel noktadan bahsetmeyi unuttum. On dördümüz birden Tonks‘un ailesininevine uçmayacağız. Bu gece göklerde yedi tane Harry Potter gidiyor olacak, her birinin bir tanerefakatçisi olacak, her çift farklı bir sığınağa yol alacak.‖Moody Ģimdi pelerinin içinden, içinde çamurumsu bir madde olan cep ĢiĢesi çıkarıyordu. BaĢka birkelime söylemeye gerek yoktu; Harry planın geri kalanını hemen anladı―Hayır!‖ dedi yüksek sesle, sesi mutfakta yankılandı. ―Ġmkânı yok!‖―Onlara durumu böyle karĢılayacağını söylemiĢtim,‖ dedi Hermione yüzünde hafif bir hoĢnutlukbelirmiĢti.―Eğer altı insanın kendi hayatlarını tehlikeye atmalarına izin vereceğimi sanıyorduysanız –!‖―—Çünkü hepimiz hayatımızı ilk defa tehlikeye atıyoruz ya,‖ dedi Ron.―Bu farklı, benmiĢim gibi davranmak—――Pekâlâ, hiç birimiz gerçekten buna bayılmıyoruz, Harry,‖ dedi Fred ciddiyetle. ―DüĢünsene, ya birĢeyler ters giderse ve sonuna dek cılız, küçük budalalar olarak kalırız.‖Harry gülmedi.―Eğer ben iĢbirliği yapmazsam planı devam ettiremezsiniz, benim size biraz saç vermeme ihtiyacınızvar.‖―Güzel, iĢte plan yattı,‖ dedi George. ―Kesinlikle sen iĢbirliği yapmadığın sürece hiç birimizin saçındanbir parça almasına imkân yok.‖―Evet, on üçümüz büyü kullanmaya izni olmayan bir kiĢiye karĢıyız: hiç Ģansımız yok,‖ dedi Fred.—-