Ankara kitap özeti

Yakup Kadri Karaosmanoğlu’nun başkent Ankara’yı anlatan romanı üç bölümden oluşmaktadır. Yazar Ankara’yı üç farklı zaman diliminde ve romanın baş kahramanı olan Selma Hanım karakterinin başından geçen olaylar çerçevesinde ele almıştır. Bu dönemler; Kurtuluş Savaşı öncesi, Millî Mücadele ve Cumhuriyet’in ilk yılları ile 1937-1943 yılları arasındaki dönemlerdir.

Selma Hanım ve Nazif Bey, banka görevlisi olan Nazif Bey’in Ankara’ya tayin olması ile Ankara’ya taşınırlar ve Tacettin Mahallesinde bir eve yerleşirler. O dönemlerde Ankara bir kasaba görünümündedir ve yoksulluk içerisindedir. Oturdukları ev, Birinci Dünya Savaşı döneminde zengin olan Ömer Efendi’ye aittir. Nazif Bey, bir gün eski arkadaşı ve milletvekili olan Murat Bey’le karşılaşır. Murat Bey, Nazif Bey’i eşi ile birlikte Etlik’teki bağ evine davet eder. Ankara’nın tekdüze hayatından sıkılan Selma Hanım’ın ısrarıyla bağ evindeki davete katılırlar. Burada Binbaşı Hakkı Bey’le tanışırlar. Selma Hanım, güçlü bir karakteri ve cazibesi olan Hakkı Bey’in milliyetçi ve vatansever düşüncelerinden etkilenir. Bu tanışma Selma Hanım’ın hayatının yönünü değiştirecektir. İçindeki gizli Millî Mücadele ruhu bu tanışma ile canlanır. Selma Hanım bir süre sonra yine bir sohbet toplantısında, İstanbul’dan ayrılarak Ankara’ya gelen yazar Neşet Sabit ile tanışır. Selma Hanım Neşet Sabit’in konuşmalarından da etkilenir. Bu etki romanın ilerleyen bölümlerinde görülmektedir.

Binbaşı Hakkı Bey ve Neşet Sabit ile tanışmasıyla birlikte Millî Mücadele ruhu ağır basmaya başlayan Selma Hanım cephede görev almak ister ve bunun için Hakkı Bey’den yardım ister. Bir süre sonra da Eskişehir’deki bir askerî hastanede çalışmaya başlar. Fakat Yunanlıların Eskişehir’e doğru taarruza geçmesiyle Ankara’ya geri döner. Bu sırada Ankara halkı Yunanlıların Ankara’ya ulaşma ihtimaliyle şehri boşaltma telaşındadır. Selma Hanım ise zaferden ve Yunanlıların Ankara’ya ulaşamayacağından emindir. Kocası Nazif Bey de Ankara’dan ayrılma taraftarıdır. Fakat Selma Hanım Ankara’yı terk etmez ve Cebeci Hastanesinde çalışmaya devam eder. Selma Hanım’ı ikna edemeyen Nazif Bey eşinden ayrılır. Kurtuluş Savaşı sonucunda Selma Hanım’ın haklı olduğu görülür ve Türk Ordusu Yunanlılara karşı zafer kazanır. Artık düşman işgali sona ermiştir. Binbaşı Hakkı Bey savaşın ardından Ankara’ya döner, rütbesi artık Miralay’dır. Bir süre sonra da Selma Hanım ile Hakkı Bey evlenirler.

Millî Mücadelenin ardından bir çok kişi görevlerinden ayrılmaya başlamıştır. Hakkı Bey’de ordudan emekliye ayrılır ve bir şirkette çalışmaya başlar. Milletvekilliğinden, bürokratlık ve yöneticilik görevlerinden ayrılan insanlar, Atatürk İnkılaplarını ve batılılaşmayı yanlış yorumlamış, lüks bir yaşam sürmeye başlamıştır. Mili Mücadele ruhu kaybolmuştur. Bu durumdan rahatsızlık duyan Selma Hanım, Hakkı Bey’den boşanır ve Neşet Sabit’in aracılığıyla öğretmenlik yapmaya başlar. Bir süre sonra Selma Hanım ile Neşet Sabit evlenirler.

Selma Hanım öğretmelik yaparken, Neşet Sabit de ünlü bir yazar olmuştur. Yazdığı tiyatro oyunları Devlet Tiyatrolarında sahnelenmektedir. Yıl 1933’tür ve Cumhuriyet kurulalı on yıl olmuştur. Selma Hanım ve Neşet Bey, Atatürk’ün Onuncu Yıl Nutkunu büyük bir coşkuyla dinlerler. Selma Hanım 1943 yılında yapılacak Cumhuriyet kutlamalarını hayal etmektedir. Cumhuriyet’in yirminci yıl kutlamaları için bir davetiye almıştır ve düzenleme komitesine seçilmiştir. Oysa Onuncu Yıl Nutku hâlâ kulaklarında çınlamaktadır. Kutlamalar, onuncu yılda olduğu gibi yine coşkuyla yapılır.

Yakup Kadri romanında Ankara’yı üç farklı dönemde ele alarak, Cumhuriyet öncesi ve sonrasına ışık tutmaktadır. Millî Mücadele döneminde herhangi bir çıkar gözetmeksizin vatan için mücadele veren bazı subay ve politikacıların daha sonraları Milli Mücadele ruhunu kaybetmelerine üzülen yazar, romanının son bölümünde gerçeğe sırtını dönerek, kahramanlarını kendi hayal ettiği bir çeşit “inkılâp düşü”nde yaşatmaktadır