Süper Yönetim kitap özeti

Kitap, şirket yönetimi üzerine hazırlanmış. Şirketlerin nasıl yönetileceği, yönetim tarzları ve geleceğe uyum göstermek için yapılması gerekenler kitabın başlıca konuları. Kitap anlatımında değişik bir tarz uygulanmış. Şirket yönetim modellerini mitolojik Yunan tanrılarıyla anlatma yoluna gitmiş. Kitap akıcı bir üslupla hazırlanmış ve iyi bir şekilde örneklendirilmiş.

Bu kitapta, tanrılarla simgelenen yönetim modelleri değişik organizasyon sistemlerini belirtiyor. Ve hep birlikte, “Model Yöntemleri Kuramı” diyebileceğimiz doğru modeli doğru yerde ve doğru bir amaç için kullanma olgusunu oluşturuyor.

Yunanlılar için din, inanış olmaktan çok gelenekseldir. Tanrılar belirli değerleri simgelerdi. İnsanlar da kendileri için önem taşıyan konu ve değerleri simgeleyen tanrıları benimserlerdi. Zeus’un, Apollo’nun, zekâ tanrıçası Athena’nın ya da tüm tanrıların en bireycisi olan Dionisos’un kuluydular.

Yazar, şirketlerdeki yönetim değişikliklerini, başka bir deyişle şirketlerde görülen değişik kültürleri belirlemek için bu dört tanrıyı kullanıyor. Bunu yöneticilik konusunda bu kitaba değişik bir açı getirmek için değil, çok önemli bir noktanın, şirket yönetiminin karmaşık bir bilim olmaktan çok, yaratıcı ve politik bir işlemler dizisi olduğunu vurgulamak, toplumda yaşayan kültür ve geleneklerin bir yansıtıcısı olduğunu belirtmek için yapıyor. Şirketler, kabileler ve aileler gibi bazı işleri yaparken kendi özel yöntemlerini uygularlar; kendileri için gerekli olan ve olmayan sistemleri belirlerler.

Kitabın 1. ve 4. bölümleri, modeller kuramını ve bunun şirketlere yansımasını anlatıyor. Kuramı destekleyen kanıtlar kişisel tecrübelerden kaynaklanıyor. Yazar bu kitabı, kendi birikimleriyle ve ilgi çekici öyküler halinde, bazı gerçek olayları derleyerek oluşturuyor. Kitabı okuyan yöneticiler, özellikle son yıllarda sayıları giderek artan kadın yöneticiler bu satırlar arasında kendileriyle, çalıştırdıkları kişilerle ve şirketlerle ilgili noktalara rastlayabilir. Eğer her okuyucu Zeus biçimselliğini, Apollo yapılarını ve Dionisos davranışlarını algılayıp, kendi çevresiyle bağdaştırabilirse, kuram gerçek ve geçerli hâle gelecektir.

Bu kuram, kişinin şirket içindeki rahatını ve rahatsızlığını anlamasına ve anlatmasına da yardımcı olur. Apollo türü bir şirkette, Zeus taraftarı kişiler mutlu ve başarılı olamaz. Apollo ruhlu bir yönetici, Dionisos’cuları sinir bozucu bulabilir. Kuramın, yöneticiler ve şirket danışmanları için ikinci bir yararı da bir teşhir aracı niteliği taşımasıdır. Uygun olmayan, birbiriyle çatışan modeller mutsuzluk ve verimsizlik yaratır. İletişim bozuklukları genellikle bir modelin diğer bir modelle çakışmasından kaynaklanır. Şirketler çevrelerindeki değişikliklerle kolayca başa çıkabilmek için, genellikle kendi bünyelerinde karışık modeller bulundurmaya ihtiyaç duyarlar.

Her model ya da her tanrı, güç ve etki, insanları teşvik eden etkenler, düşünce ve öğrenme yapıları, gelişen olaylar gibi konularda birbirinden oldukça farklı prensipler kabul etmiştir. Bu farklılık yönetim, organizasyon, işlemler dizisi ve ödüllendirme sistemlerinde değişik yöntemler ortaya çıkarır. Bu yöntemlerin her biri belirli durumlarda çok iyi çalışır. Ancak yanlış yerde, yanlış tanrı benimsendiği zaman büyük zorluklarla karşılaşılır. Modellerin de, aynı çevre gibi büyüyen şirket ve değişen insanlar gibi zaman içinde değişmeleri, koşullara ayak uydurmaları gerekir.

4. bölüm tanrı seçiminin, konumlardan, şirketin çevresindeki toplumdan, ulusal kültürden ve şirketin yaptığı işin gerektirdiği koşullardan etkilendiği konusunu işliyor. Japonlar, İngilizlere oranla daha çok Apollo taraftarıdır. Meksikalıların çalışma biçimleri İsveçlilerden farklıdır. Şirketler bu ulusal farklılıkları dikkate almak zorundadır.

5. ve 8. bölümler, bugün şirketlerimizi etkileyen büyük model krizlerini inceliyor. Çok basamaklı ve geniş bir yönetim silsilesine sahip Apollo veya bürokratik modeli benimsemiş bir şirkette, merkezileşme ve ihtisaslaşma yoluyla verimliliğe ulaşma rotası izleyen bir yönetim biçimi ölümle sonuçlanır. Kademeler ekonomiyi yöneteceği gibi maliyeti artıran bir öğe de olabilir. Athena ve Dionisos eğilimlilerin çatıştığı bir şirkete Apollo yapısı kurmaya çalışmak, bedeli çok pahalıya ödenecek bir hata olur.

5. ve 6. bölümler bunun nedenlerini ve birçok şirkette Apollo’nun etkisini artırma yöntemleri aramasına rağmen bunun neden başarılı olamadığını araştırıyor.

Bu kitap, şirketlerin derinlemesine araştırılmasına ve onların muhtemel geleceğinin incelenmesini kapsamaktadır. Daha çok insanın, şirketlerin nasıl çalıştığını kavraması ve bu konuda düşünmesini sağlamak için yazılmıştır.